KATEGORİLER
    Felsefe Dizisi
    Atatürkçü Düşünce
    AB ve Türkiye Dizisi
    Psikoloji ve Din Dizisi
    Sosyoloji-Siyaset-
    İletişim Dizisi
    Edebiyat Dizisi
    Osmanlı Klasikleri
    Gençlik ve Çocuk Dizisi
    Süreli Yayınlar
    SAM YAYINLARI
    TÜRK-YAY
    SİYAH KALEM
    Tarih
 
 HABERLER
Bilge tarihçi Aksun vefat etti

Füsun Akatlı yaşamını yitirdi

Güle Güle Ahmet Abi

20. YILIMIZI KUTLUYORUZ

Terör ve Toplum

Bedir Ashâbı'nın Fazileti (ashab-ı bedir) yayınlandı

22 Temmuz çıktı

 YENİ ÇIKANLAR
  SOSYOLOJİK UNSURLARIN DIŞ POLİTİKAYA ETKİSİ
  ULUSLARARASI SİSTEMİN, SİYASAL KÜLTÜRÜN VE REJİMİN/DEVLET YAPISININ DIŞ POLİTİKAYA ETKİLERİ: İRAN, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN, TÜRKİYE
  Gönül Işığı
  RUSYA’DA TÜRK TARİHİ İLE İLGİLİ YAYINLANAN ESERLER KAYNAKÇASI
  Kültürlerarası Felsefeye Giriş
  TÜRKİYE’NİN ÇATIŞMA BÖLGELERİNE YÖNELİK DIŞ POLİTİKASININ ANALİZİ


 MAKALELER
  GÜNDOĞAN YAYINLARI FİYAT LİSTESİ (mart/2018)
  Modern Sosyoloji Kuramları üzerine
  Terör ve Toplum”un yazarı Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu ile söyleşi;
  Din, Demokrasi ve İlim
  Ordu, felsefe ve Milliyetçilik
  Türk İstanbul 1
  Kızıl - Elma'nın Çürüyüşü


 FIRSAT REYONU
REYONDAKİ FIRSAT ÜRÜNLERİNİ GÖRMEK, İNDİRİM VE TAKSİT SEÇENEKLERİNDEN FAYDALANMAK İÇİN TIKLAYIN.
E-Posta Üyeliği

Adı Soyadı

E-Posta Adresiniz



 

 
Terör ve Toplum”un yazarı Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu ile söyleşi; 
Terör ve Toplum”un yazarı Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu ile söyleşi;

Akın Konak: Sayın Cirhinlioğlu, özellikle son günlerde ülkemizdeki terör olaylarının tırmanma eğilimine girdiğini gözlemliyoruz. Bu olayları da göz önünde bulundurarak sizi terör konusunda bir kitap yazmaya iten nedenleri anlatabilir misiniz?

Zafer Cirhinlioğlu : Gerçekten de TV haberlerinden gazete köşe yazılarından edindiğimiz izlenim de bu şekilde. Maalesef, uzunca bir süredir şahit olmadığımız terör eylemlerinin yeniden hortlamaya başladığını gözlüyoruz. Ülkemiz insanları, köylerde yaşayanlar olsun, şehirlerde yaşayanlar olsun 1990’lı yıllarda yoğunluğu iyice artmış olan şiddet olayları ile sarsılmışlardı. Çok sayıda insanımızı kaybettik. Şehit cenazeleri ile çoğumuz derin üzüntüler yaşadık. O yıllarda sosyo-psikolojik durumumuzun bozulmuş olduğunu söyleyebiliriz. Kalkınma hamlemiz durdu, hükümetler büyük borçlanmaların yükü altına girdi ve en sonunda da ekonomik kriz patlak verdi. Toplum olarak hepimiz maddi gücümüzden birçok şey yitirerek bu krizi de arkamızda bıraktık. Tam rahatlayacağımız, önümüze bakacağımız sırada insanımızın hayatını daha da rahatlatacağımız atılımlar yapabileceğimiz bir dönemde, güney doğu il ve ilçelerimizden gelen haberler ile yeniden sarsılmaya başladık.

A.K.: Bir sosyal bilimci olarak bu olaylar sizi nasıl etkiliyor?

Z.C.: Sanırım, sokaktaki insan diye tabir edilen insan tipinden çok daha fazla etkiliyor. Çünkü nedenlerini çok iyi bildiğiniz, hatta çözüm yollarının da ne ölçüde zor ne ölçüde kolay olduğunu öğrendiğiniz bir olay karşısında yapabilecekleriniz aslında sınırlı olduğunu görmek üzüntü veriyor. Zaman zaman bir bilim adamı saflığı içinde çıkıp artık bu ölümlere bir son verilsin demeyi haykırmak istiyorsunuz çoğu insan gibi, ama bunun da her hangi bir çözüm getirmeyeceğini çok iyi bildiğinizden susmak ve yapılabilecek olanı yapmayı tercih ediyorsunuz. Kitap yazmak bunlardan birisi. Daha çok etkinliklerde bulunulabilir ama bana en uygun olanı kitap yazmaktı. Hem kitap yazarken öğrenme olanakları çok fazla hem de söylemek istediklerinizi, düşüne taşına, etraflıca söyleme fırsatınız oluyor. Kitap yazarken durup düşünme fırsatınız var. Ben de bunu çok iyi kullanıyorum. Yazdıklarımı aylar sonra yeniden okuma gibi alışkanlığım var. Dolayısıyla, iyice emin olduktan sonra basılmasına razı oluyorum. Terör ve Toplum kitabı da böyle çıktı.

A.K.: Toplum bilimleri, terör konularına nasıl bakıyor? Terör olaylarının anlaşılmasında nasıl bir bakış açısı sunuyorlar?

Z.C.: Terör olayları her şeyden önce siyasi olaylardır. Yani bir şiddet olayının siyasi bir amacı yoksa o terör sayılmaz. Yaygın olanın, bilinenin aksine (örneğin gıda terörü, trafik terörü vs.) terör siyasidir. Ancak, toplumumuz özellikle medyamız, bizleri derinden üzen olayların arkasına bir de terör ekleyerek olayın ciddiyetini artırmak istemektedir. Gıda teröründen insan sağlığını tehdit eden koşulların giderek daha da tehlikeli hale geldiği anlaşılmalıdır. Oysa örneğin, geçen yıl Kasım ayında İstanbul’da meydana gelen bombalı saldırılar tam anlamı ile terör olaylarıydı. Çünkü siyasi bir hedefi vardı. Bu tür olayların siyasi talepleri kamuoyunca tam net olarak anlaşılmasa bile muhakkak siyasi bir hedefi vardır bu da aslında taraflarca bilinir. Kamuoyu ise sadece bilmesi gereken kadar ya da anladığı ya da tahmin ettiği kadarı ile bilir. Aynı söylem İkiz Kule Saldırısı için de söylenebilir. Bildiğiniz gibi bu konuda birçok yorum yapıldı. Ancak kamuoyu hangisinin tam anlamıyla doğru olduğu konusunda netliğe kavuşmuş değil. Tam bilemiyoruz. Ancak bilmesi gerekenler, yani terörün hedeflediği siyasi kesimler (ya da başkaları) bu mesajları almaktadırlar ve sanırım alınan mesajlara karşı da başka mesajlar verilmektedir. Yani terör temelde siyasi olmasına rağmen açıklanması anlaşılması analizi aslında interdisipliner çalışmaları zorunlu kılmaktadır. Siyaset bilim ilgilenmektedir, iktisat, sosyoloji, psikoloji tarih gibi alanlar konuyu araştırmaktadırlar. Ben de kitabımda özellikle sosyoloji alanında ele alınan bakış açılarını anlattım çok az da olsa psikolojik bakış açılarına da yer verdim. Çünkü kitabın ana temasını vurgulayabilmek için bireysel durumun da açıklanması bir noktada gerekiyordu.

A.K.: O halde kitabınızın ana teması nasıl özetlenebilir?

Şunu vurgulamak istedim; yaygın bir görüş var ülkemizde, deniliyor ki, terör aslında sosyo ekonomik nedenlerden ötürü ortaya çıkıyor ve devam ediyor. Oysa biraz önce söylediğim gibi, terör siyasidir. O halde nasıl olacak da örneğin ekonomik tedbirlerle ortadan kalkacak. Bu sanki biraz yanılsama gibi geliyor bana. Şu da vurgulanmalıdır; tabiî ki ekonomi işin içinde var, ancak literatür de şunu gördüm ve bana çok da mantıklı geldi; terör faaliyetleri her türlü sosyo-ekonomik tedbirleri alsanız dahi devam edebiliyor. Örneğin IRA terör; Dünyanın fakir bölgeleri ile kıyaslanmayacak bir şekilde zenginlikler içeren Kuzey İrlanda’da terör olabiliyor ve çok uzun yıllardır devam edebiliyor; şu sıralarda IRA’nın silah bırakmaya razı olduğu söyleniyor ama bunu zaman içinde göreceğiz. O halde terörün siyasi hedefleri net bir şekilde görülmelidir. Biraz zenginleşir o bölgelerde yatırımlar artarsa terör son bulur diye düşünmemiz bana çok doğru görünmüyor; yani doğru bir teşhis gibi gelmiyor. Kitabın ana konusunun bu olduğunu söyleyebilirim. Bunun yanından birçok konuyu da işlemeye çalışıyorum.

A.K.: Sizce Terör olaylarının durdurulması ya da sosyal rehabilitasyon programlarının uygulanması konusunda sosyal bilimlerin yapabilecekleri nelerdir? Sosyal bilimler verilerinin ülkemizde yeteri kadar etkin bir şekilde kullanabildiğini düşünüyor musunuz?

Gelişmiş ülkeler sosyal bilim verilerini çok iyi kullanıyorlar. Özellikle toplumun yeniden örgütlenmesi konusunda neler yapılabileceği büyük enstitüler çerçevesinde tartışılıyor ve siyasetçilerin kullanacağı bilgiler üretilebiliyor. Bildiğiniz gibi sosyal bilim bilgilerinin alıcıları kurumlardır, örneğin psikoloji gibi bireyler değillerdir. Bu bakımdan sosyal bilimlerin kurumlarımızca henüz tam anlamıyla keşfedilebildiğini söylemem zor. Ama her geçen gün sosyal bilimler de kendilerine yenileyip tanıtabildiği sürece sanırım, ilerleme kaydedebileceğiz. Bilimler halkın refahı ve mutluluğu için var. Dolayısıyla enstitüler kurup çok daha fazla bilgi üretmemiz gerekiyor. Toplumsal sorunlarımızın üstesinden ancak objektif bilgiler vasıtasıyla gelebileceğimizi fark etmemiz gerekiyor. Bilimin objektifliğine herkesin inanması ve bilim insanlarına güvenmeleri gerekiyor. ABD Avrupa hep bu yolla servet birikimlerini ve toplumsal barışlarını kurabilmişlerdir. Başarının iki koşulu var; bilimle her sorunumuzu çözebileceğimize inanmamız ve de bilim insanlarının söylediklerini ciddiye alma alışkanlığını edinmemiz gerekiyor. Tabii ki bu arada bilim insanları da tarafsızlıklarına gölge düşürecek ya da güven sarsıcı davranışlardan uzak durmalıdırlar.

A.K.: Sonuç olarak şiddetin sonlandırılması açısından somut önerileriniz var mı? Sıradan insanlar günlük hayatlarında şiddete son verebilmeleri için neler yapabilir?

Kısa vadede yapılacak çok şey olabilir. Terör siyasi olduğundan siyasetçilerin kısa vadeli çözümler üretmeleri gerekiyor. Toplumumuzun konsantrasyonu refahımız ve kalkınmamız üzerinde olmalıdır. Bu bakımdan, gerilimlerin düşürüleceği yeni bir döneme ihtiyaç var. Ancak genel olarak bu vesileyle şunu vurgulamak istiyorum: terör sorunun toplumsal ve kişisel yanı çok derinlere kadar gidiyor, örneğin tüm anne babalardan şunu rica ediyorum, çocuklarına bir tek tokat vurmadan büyütsünler. İçinde bulunduğumuz kültür çocukların dövülerek büyütülebileceğini meşru hale getirebilecek öğeler içeriyor. Bunun çok yanlış odluğunu herkesin anlaması gerekiyor. Çocuklar şiddetle küçük yaşlarda ailelerinde karşılaşıyorlar. Bu şiddeti uygulamamız gerekiyor, ruh sağlığı yerinde bireyler yetiştirebilmemiz için. Çocuğu vurulan her bir tokadın kişiliğinden çok daha fazla özellikleri alıp götürdüğünü görmemiz gerekiyor. Sanırım bu sadece alt tabakaların bir özelliği de değil her tabakanın bir sorunu gibi ülkemizde. Topyekûn bir iyileştirmeye ve bilinçlenmeye ihtiyacımız var. Sağlıklı bireylerden oluşmuş bir toplumda aklımızla çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. Önemli olan çağdaş ve sağlıklı bireyleri nasıl yetiştireceğimiz sorusunu ciddiyetle sormak ve bunun gereklerini yerine getirmektir.

A.K.: Teşekkürler

Akın Konak 
  Diğer Makalelerden Başlıklar
  •    GÜNDOĞAN YAYINLARI FİYAT LİSTESİ (mart/2018)
  •    Modern Sosyoloji Kuramları üzerine
  •    Terör ve Toplum”un yazarı Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu ile söyleşi;
  •    Din, Demokrasi ve İlim
  •    Ordu, felsefe ve Milliyetçilik
  •    Türk İstanbul 1
  •    Kızıl - Elma'nın Çürüyüşü
  •  

    GERİ DÖN




     
    Ana Sayfa          Yazarlar          Sipariş ver          İletişim Copyright
    Ana Sayfa          Yazarlar          Sipariş ver          İletişim
    Copyright © 2006 webofisi.com All rights reserved.