KATEGORİLER
    Felsefe Dizisi
    Atatürkçü Düşünce
    AB ve Türkiye Dizisi
    Psikoloji ve Din Dizisi
    Sosyoloji-Siyaset-
    İletişim Dizisi
    Edebiyat Dizisi
    Osmanlı Klasikleri
    Gençlik ve Çocuk Dizisi
    Süreli Yayınlar
    SAM YAYINLARI
    TÜRK-YAY
    SİYAH KALEM
    Tarih
 
 HABERLER
Bilge tarihçi Aksun vefat etti

Füsun Akatlı yaşamını yitirdi

Güle Güle Ahmet Abi

20. YILIMIZI KUTLUYORUZ

Terör ve Toplum

Bedir Ashâbı'nın Fazileti (ashab-ı bedir) yayınlandı

22 Temmuz çıktı

 YENİ ÇIKANLAR
  SOSYOLOJİK UNSURLARIN DIŞ POLİTİKAYA ETKİSİ
  ULUSLARARASI SİSTEMİN, SİYASAL KÜLTÜRÜN VE REJİMİN/DEVLET YAPISININ DIŞ POLİTİKAYA ETKİLERİ: İRAN, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN, TÜRKİYE
  Gönül Işığı
  RUSYA’DA TÜRK TARİHİ İLE İLGİLİ YAYINLANAN ESERLER KAYNAKÇASI
  Kültürlerarası Felsefeye Giriş
  TÜRKİYE’NİN ÇATIŞMA BÖLGELERİNE YÖNELİK DIŞ POLİTİKASININ ANALİZİ


 MAKALELER
  GÜNDOĞAN YAYINLARI FİYAT LİSTESİ (mart/2018)
  Modern Sosyoloji Kuramları üzerine
  Terör ve Toplum”un yazarı Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu ile söyleşi;
  Din, Demokrasi ve İlim
  Ordu, felsefe ve Milliyetçilik
  Türk İstanbul 1
  Kızıl - Elma'nın Çürüyüşü


 FIRSAT REYONU
REYONDAKİ FIRSAT ÜRÜNLERİNİ GÖRMEK, İNDİRİM VE TAKSİT SEÇENEKLERİNDEN FAYDALANMAK İÇİN TIKLAYIN.
E-Posta Üyeliği

Adı Soyadı

E-Posta Adresiniz



 

Köy Entitüleri
Toplumsal ve eğitsel tarihimiz için eşi az bulunur anılardan oluşan bu tatlı yapıtın yazarı Nazif Evren, yaşayan çağdaş eğitkenlerimizin önde gelen birkaç adından biridir.

Onu, Demokrat Partinin son yıllarında, yani 1958'lerde, Ankara Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olduğu günlerde tanıdım. Eski Köy Enstitüsü Müdürlerindendi. Gönlü engin, kişilikli, insancıl, sözü söyleşisi aranan bir eğitkendi.
Kurtuluş Savaşı günlerinin anılarıyla yüklü Ankara'nın Hükümet Konağında, giriş katındaydı Milli Eğitim Müdürlüğü. Sırtı pencereye, yüzü kapıya dönük oturduğu odasına sık sık giderdim. Sağ yanındaki koltuğa oturur, onun deneyim pınarından içmeye başlardım. Söyleşi arasına yerleştirdiği anılarını dinlerken, gelene gidene davranışlarını izlerken sevinir ve yararlanırdım. Kafamda güzel düşünceler kıpırdamaya başlardı. "Böyle eğitkenlerimizi çoğaltabilsek, bunun için gerekli önlemleri alabilsek" diye düşünürdüm. Çünkü, böyle§§§ eğitkenleri çoğaltmanın değil, yoğaltmanın yolları açılmıştı. Öğretmen yetiştirme işi çıkmaza girmiş, Köy Enstitülerinin kapanışının üstünden de dört yıl geçmişti. Köy Enstitülerine ve oradan yetişenlere, orada görev yapanlara saldırı doruğuna çıkmıştı. İktidar gazetesi başyazılarıyla bile bize saldırır olmuştu birkaç yıldır. Partizanlık alıp yürümüştü. Çağdışı bir yolculuğa çıkmıştı ülke.

Nazif Evren öğretmen atamalarına baktığı için, odası arıkovanı gibi işler, milletvekilinden okulu yeni bitirmiş öğretmene kadar gelip gidenler birbirini izlerdi. En çok karşılaştığı istek de, filan köyün okuluna değil de Ankara'nın merkezindeki falanca okula verilmek idi. Böyle durumlarda onlara, yasayı, yönetmeliği, köylerin durumunu, köyde sümüğü akan, Cumhuriyet yurttaşı olarak yetişmek isteyen çocukları... anlatırdı. Sonra da bana dönüp "Görüyorsun, bay öğretmenler de, bayan öğretmenler de köylere gitmek istemiyor. Milletvekilleri de, ülke çıkarlarını düşünmediği gibi yasaların çiğnenmesine aracı oluyor. O yüzden, başka birçok nedenin yanında, bu nedenden dolayı da Köy Enstitülerinin açılmasından başka çıkar yol yok," derdi. Bir keresinde, gözlerini gözlerime dikerek "Köy Enstitüleri yeniden açılsa, beni de hademelik yap diye çağırsalar, koşa koşa gitsem..." diye tüm benliğiyle ah çekmişti. Böyle günlerden birinde, atanmasını isteyen yeni mezun bir kızın ağladığını da gördüm. Bu durumda, köy çocuklarını hiç değilse okula toplar diye, en uzak köylerde, ortaokulu bitirmiş, köy yaşamına katlanabilecek ortaokul mezunları arardık elbirliğiyle, öğretmen vekili yapmak için...

Nazif Bey, masasında hiç iş bekletmez, her şeyi gününde, hatta anında toparlar, işleme koyardı. Yasaların ve yönetmeliklerin dışında, yani usulüne uygun olmayan hiçbir işi işleme koymaz, isteleyenlere de "Bu masadan geçmez!.." der, kestirip atardı. Yardımcılığını yaptığı Eğitim Müdürü iktidarın adamıydı. 1957 seçimlerinde Ankara'dan iktidar partisinin adayı da olmuş, kazananamıştı. Müdürün partizanlığı aşırı sayılmazdı, ama öğretmenleri, bu arada Eğitim Müdürünün kendisini de, bazı kararlara direnerek koruyan bir yöneticiydi Nazif Evren... Çünkü, ivedi verilmiş yanlış kararlarını, onun kızmasına karşın önlediği çok olmuştur. İşler durulunca da Müdür, "İşte ben seni bunun için severim" diyerek kucaklamıştır Nazif Beyi. Hatta bu yanlış kararlardan biri de benimle ilgilidir. O yıllarda ben de Ankara bölgesinde İlköğretim Müfettişiydim. Bu anılar arasında benimle ilgili olanı da ayrıntısıyla okuyacaksınız bu yapıtta...

Nazif Evren'i dinlerken, kendi gerçeklerimize göre kurulmuş, Batı kopyası olmayan ve dünyanın hayranlığını çekmiş, Batılı birçok düşünürün, eğitkenin öve öve bitiremedikleri Köy Enstitülerini düşünürdüm. Gerçekten de Köy Enstitüleri, kent dışında kurulma, köye göre yetiştirme, köyden alıp köye verme, yaptırarak öğretme, okutmayı ve genel kültür vermeyi temel alma ilkelerine göre öğrenci yetiştiren eğitim kurumlarıydı. Enstitülerin gereği, var olan köy-kent ayrımını ortadan kaldırmaktı. Öteki öğretmen okullarından yetişenler, bu ayrım yüzünden köylere gitmek istemiyorlardı. Köy koşulları gözlerini korkutuyordu. Köyü, köyün içinden alınan çocukları köye göre yetiştirmekle canlandırmak olasıydı. Koşullar bunu gerektiriyordu. Nazif Evren'in masasını çepçevre saranların sızlanmaları, ağlamaları doğruluyordu bunu.

Nazif Evren Diyarbakır dolaylarındaki Dicle Köy Enstitüsünü kurduğunda yıl 1944'dür. Her Enstitü gibi Dicle Köy Enstitüsü de yoktan var edilmiştir. İş eğitiminin uygulanması ve öteki Enstitülerden gelip imeceye katılan ekiplerin emeği ile, doğallıkla da yöneticilerin ve öğretmenlerin çabalarıyla; onların halka inanmaları, halkla işbirliği yapmaları sonucu... En başta da, o dönemin Cumhurbaşkanı ile Milli Eğitim Bakanının ve İlköğretim Genel Müdürünün inançla bu davaya sahip çıkmalarıyla...
Bu yapıtta, yoktan var edilen bize özgü bu eğitim kurumlarından birinin ilginç kuruluş öyküsünü okurken, Köy Enstitülerine ve dolayısıyla ilköğretim davasına karşı tutumda olan, ülke gerçeklerinden kaçan, kiminin gözleri de rüşvette Milli Eğitim Müdürlerini, Kız Enstitüsü Müdirelerini, Parti Müfettişlerini, Enstitüyü 'ıslah etmek' için 1946 seçimlerinden sonra yollanan ve öğrencinin yediği yemeği bile yemeyip ayrı kazan kaynattıran küme küme 'eğitimci'yi de tanıyacaksınız. Bunların yanında, Nazif Evren'in sürgünlük öykülerini okuyacaksınız. Öğretmenleri partizanlığa itmek isteyen yöneticilerin, öğretmenleri sürmek, kıymak isteyen yöneticilerin karşısına da "Bu masadan geçmez!" diyerek çıktığı için, sürgünlerden sürgün beğenme yıllarını izleyeceksiniz. Özellikle Erzincan Valisinin davranışları, 2000'e sekiz kala geldiğimiz yere nasıl getirildiğimizin ibret aynasıdır... Ama, Nazif Evren'in tutumunda, yasaları ve toplum yararını gözeterek çalışmasında, çıkar hesaplarını akla getirmeyen davranışlarında hiçbir değişme olmamıştır.

Bütün bunları izlerken de, köy kökenli çağdaş bir eğitkenimizi, onun köyünü, özverili Ergani köylülerini, köyden getirdikleri bozulmamış özellik ve karakterleriyle Köy Enstitüsü öğrencilerini, Enstitü çalışmalarını yakından tanıyacaksınız. Enstitünün yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin nasıl kaynaştığını, birbirleri için gösterdikleri özveriyi izlerken duygulanacaksınız O güzelim başlangıcı neden sürdüremediğimizi de düşünecek ve çağdaş tek eğitim kurumumuz olan Köy Enstitülerini kapatıp köy çocuklarının okuma yolunu tıkayanlara, 1992'lerdeki duruma gelmemize sebep olanlara da sanırım ileneceksiniz...
İlginç, ilginç olduğu kadar da yararlı, yalınlığı oranında anlamlı bu yapıtı bize kazandıran Nazif Evren'i kutluyor, kendisine sağlıklı uzun bir yaşam diliyorum...

Mahmut Makal


 Yazarı : Nazif Evren 0
 Kitap Kodu : AD_008
 Barkod : 0
 ISBN : 0
 Fiyatı : 0 YTL.
 SİPARİŞ VER
 

GERİ DÖN




Ana Sayfa          Yazarlar          Sipariş ver          İletişim Copyright
Ana Sayfa          Yazarlar          Sipariş ver          İletişim
Copyright © 2006 webofisi.com All rights reserved.