KATEGORİLER
    Felsefe Dizisi
    Atatürkçü Düşünce
    AB ve Türkiye Dizisi
    Psikoloji ve Din Dizisi
    Sosyoloji-Siyaset-
    İletişim Dizisi
    Edebiyat Dizisi
    Osmanlı Klasikleri
    Gençlik ve Çocuk Dizisi
    Süreli Yayınlar
    SAM YAYINLARI
    TÜRK-YAY
    SİYAH KALEM
    Tarih
 
 HABERLER
Bilge tarihçi Aksun vefat etti

Füsun Akatlı yaşamını yitirdi

Güle Güle Ahmet Abi

20. YILIMIZI KUTLUYORUZ

Terör ve Toplum

Bedir Ashâbı'nın Fazileti (ashab-ı bedir) yayınlandı

22 Temmuz çıktı

 YENİ ÇIKANLAR
  SOSYOLOJİK UNSURLARIN DIŞ POLİTİKAYA ETKİSİ
  ULUSLARARASI SİSTEMİN, SİYASAL KÜLTÜRÜN VE REJİMİN/DEVLET YAPISININ DIŞ POLİTİKAYA ETKİLERİ: İRAN, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN, TÜRKİYE
  Gönül Işığı
  RUSYA’DA TÜRK TARİHİ İLE İLGİLİ YAYINLANAN ESERLER KAYNAKÇASI
  Kültürlerarası Felsefeye Giriş
  TÜRKİYE’NİN ÇATIŞMA BÖLGELERİNE YÖNELİK DIŞ POLİTİKASININ ANALİZİ


 MAKALELER
  GÜNDOĞAN YAYINLARI FİYAT LİSTESİ (mart/2018)
  Modern Sosyoloji Kuramları üzerine
  Terör ve Toplum”un yazarı Prof. Dr. Zafer Cirhinlioğlu ile söyleşi;
  Din, Demokrasi ve İlim
  Ordu, felsefe ve Milliyetçilik
  Türk İstanbul 1
  Kızıl - Elma'nın Çürüyüşü


 FIRSAT REYONU
REYONDAKİ FIRSAT ÜRÜNLERİNİ GÖRMEK, İNDİRİM VE TAKSİT SEÇENEKLERİNDEN FAYDALANMAK İÇİN TIKLAYIN.
E-Posta Üyeliği

Adı Soyadı

E-Posta Adresiniz



 

İslâm Filozofu İbn Rüşd
Burada günümüz Türkçesiyle sunmuş olduğumuz İbn Rüşd adlı eserin, Rızaeddin ibn Fahreddin tarafından Tatar Türkçesiyle yazılmış olan aslını göremedik ve yalnızca Kaya Nuri'nin İslâm Filozofu İbn Rüşd adıyla yapmış olduğu çeviriyi kullandık. Muallimîn Kütüphanesi'nin 1340 (1924) yılında İstanbul'da, Necm-i İstikbâl Matbaası'nda basmış olduğu bu küçük boyutlu (20 cm x 14 cm) eser, toplam 46 sayfadır. Birinci sayfanın sol alt köşesinde bir içindekiler listesine ve sonraki birkaç sayfada ise dönemin önde gelen aydınlarından Süleyman Nazif ile Darü'l-Fünûn Müderrislerinden Babanzâde Ahmed Naim'in, eserin mütercimi Kaya Nuri'yi tebrik eden mektuplarına yer verilmiştir. Beşinci sayfada, Kaya Nuri, Rızaeddin ibn Fahreddin ile eseri hakkında biraz bilgi vermiş ve altıncı sayfadan itibaren Rızaeddin ibn Fahreddin'in yazmış olduğu "Giriş" ile eser başlamıştır.

Aydın bir müftü olduğu anlaşılan Rızaeddin ibn Fahreddin'in bu küçük monografisi, büyük İslâm filozoflarından İbn Rüşd hakkında yazılmış ilk Türkçe eserdir ve bu özelliğini Süleyman Nazif de, Kaya Nuri'ye göndermiş olduğu mektubun başında açıkça belirtmiştir. Otuz başlığa bölünmüş olan eserde, İbn Rüşd'ün yaşamı, kişiliği, eserleri, dinî ve felsefî inançları hakkında kısa bilgiler verilmiş, ayrıntıya gidilmemiştir. Süleyman Nazif'in İbn Rüşd'ü Türklere daha ayrıntılı bir biçimde tanıtacak bir monografinin yazılması dileği ise bugüne kadar gerçekleşmemiştir. Sanıyorum ki bu durum, öteden beri hem geçmişimize hem de felsefe gibi gerçekten seçkin bir düşünsel etkinliğe yabancılaşmış olmamızla açıklanabilir. Böyle eserler yazılıncaya kadar, maalesef, 1924'te İstanbul Türkçesine çevrilmiş olan bu monografi ile yetinmek mecburiyetindeyiz.
Remzi Demir


Kazan Türklerinin yetiştirmiş olduğu bilgin ve düşünürlerden birisi olan Rızaeddin ibn Fahreddin, 1859'da Samara iline bağlı Küçüçatı Köyü'nde doğmuş ve buraya çok yakın olan Şelçili Köyü'ndeki küçük bir medresede eğitimini tamamlayarak 1889 yılında Kazan'ın İlbak köyüne imam olmuştur. Ancak Rızaeddin ibn Fahreddin'in bilgi dünyası, önemsiz bir medrese eğitimi ile sınırlı değildir; bilgiye duymuş olduğu açlık nedeniyle kendi kendisini yetiştirmiş ve önünde geniş bir ufuk açan bu ikinci eğitimi sırasında, meşhur Kazan düşünürlerinden Şihâbeddin Mercânî'nin (1815-1889) Arap diliyle yazmış olduğu özgün eserlerden, Gaspıralı İsmail Bey'in (1851-1914) 1883'te Kırım'da yayımlamaya başladığı Tercüman Gazetesi'nde çıkan makalelerden ve hepsinden de önemlisi, dinde yenileşme hareketlerinin önderlerinden Cemâleddin Afgânî'nin (1838-1897) görüşlerinden yararlanmıştır. 1890 yıllarında Ufa'ya gitmiş ve burada Mahkeme-i Şeriyye üyeliğine seçilmiştir. 15 yıl süren bu dönemin Rızaeddin ibn Fahreddin için çok yararlı olduğu anlaşılmaktadır. Bir taraftan Mahkeme'nin yeniden düzenlenmesi için uğraşmış, diğer taraftan eğitimini sürdürmüş ve Kahire ve Beyrut gibi İslâm kültürünün önde gelen merkezlerinden getirtmiş olduğu kitaplardan yararlanarak Arapçasını geliştirdikten sonra, Fârâbî, Gazâlî, İbn Rüşd, Muhyiddin ibn Arabî, İbn Haldûn, İbn Esir, Zamahşerî, Yâkut Hamevî ve İbn Hallikan gibi önemli düşünürlerin ve tarihçilerin eserlerini okumuş ve incelemiştir. Arapça eserlerin yanında, Türkçe eserlerle de ilgilendiği ve Babur, Ali Şir Nevâî, Ebu'l-Gazi, Evliya Çelebi, Kâtib Çelebi, Nâima, Ahmed Cevdet Paşa, Mütercim Ahmed Asım, Ahmed Midhat Efendi, Ahmed Vefik Paşa, Şemseddin Sâmî, Ziya Paşa, Namık Kemal,
Abdülhak Hamid, Recaizâde Ekrem, Rıza Tevfik, Abdullah Cevdet, Ahmed Fâris Şidyak, Necib Asım, Veled Çelebi, Bursalı Mehmed Tahir gibi tarihçi, sözlükçü ve düşünürlerin eserlerini, Türklerin kültür merkezi olan İstanbul'dan getirterek okuduğu bilinmektedir. Bu olay, söz konusu dönemde, Osmanlı Türklerinin, bilim ve düşünce alanında Kazan Türklerini etkilemiş olduğunu göstermektedir.

1906 yılında, Orenburg'da iki müteşebbis Türk, Vakit adıyla bir gazete yayımlamak için gerekli girişimlere başlayıp, Rızaeddin ibn Fahreddin'in yeğeni olan ünlü yazar Fatih Kerimî'yi başyazarlığa ve kendisini de yazarlığa getirince, Rızaeddin Bey, Ufa'yı terk ederek ailesiyle birlikte Orenburg'a taşınmış ve bu gazetede çalışmaya başlamıştır.5 Ancak 28 Ocak 1908'de aynı müteşebbisler tarafından çıkarılan iki haftalık Şûra dergisi Türk düşünce dünyasında çok daha etkili olmuştur. Rızaeddin ibn Fahreddin bu dergide "Uluğ Hâdiseler ve Meşhur Kimseler" başlığı altında uzun başyazılar yazmış ve bunlarda İslâm, Türk ve hattâ Batı tarihinden ünlü bir kişinin hayatı ve eserlerini derin bir kavrayış ve akıcı bir söyleyişle okuyucularına anlatmıştır. 28 Ocak 1915 yılına kadar, aralıksız olarak 7 yıl boyunca yayımlanmış olan bu dergide, Fatih Kerimî, Burhan Şeref, Abdurrahman Fahreddin, Alimcan İdrisî, Musa Cârullah Bigî, Hâdi Atlas, Mehmed Hanefî, Abdurrahman Sâdi, Abdurrahman Mustafa, Zâkir Remiev (Derdmend), Zeki Velidî (Togan) gibi ünlü isimler kalem oynatmış ve Kazan ve Ural Türklerinin düşünce tarihini incelemek isteyenler için zengin bir kaynak yaratmışlardır.

1917 Ekim Devrimi'nden sonra, belki de serbest düşüncenin kısıtlanması nedeniyle, Rızaeddin ibn Fahreddin, Ufa'daki görevine geri dönmüş ve Merkez-i Diniyye Nezâreti'nin başkanı olan Müftü Alimcan Barudî'nin ölümünün ardından, 1921 tarihinde müftülük makamına getirilmiştir. 1926'da toplanan Bütün Dünya Müslümanları Kongresi'nde ikinci başkanlık yapan Rızaeddin ibn Fahreddin, müftülüğü sırasında İslâm Mecellesi adlı bir derginin yayımını da yürütmüştür. Müftülük görevindeyken, 1936 yılında vefat etmiştir. Rızaeddin ibn Fahreddin'in adlarını belirleyebildiğimiz yapıtları şunlardır: Kitâbu'l-İtibâr (1887/1888), Selime ile İffet (1899), Esmâ, Âsâr (1900), Meşhur Hatunlar (1904), Nasihat, Terbiyeli Bala, Şâgirtlik Adâbı, Adâb-ı Talim, Terbiyeli Ana, Terbiyeli Hatun, Aile, İbâdet-i Nisvân, İbn Rüşd, İmâm Gazâlî, Ebu'l-Alâ el-Maarrî (1908), Muhyiddin ibn Arabî, İbn Teymiyye, Kütüb-i Sitte ve Müellifleri, Ahmed Midhat Efendi, Ahmed Bey, Dinî ve İçtimaî Meseleler, Rusya Müslümanlarının İhtiyaçları ve Onlar Hakkında İtikad, Şûranın Til Yarışı (1910).


 Yazarı : Rızaeddin İbn Fahreddin 74 sh. / Hazırlayan: Remzi Demir
 Kitap Kodu : OK_008
 Barkod : 9789755201443
 ISBN : 978-975-520-144-3
 Fiyatı : 11 YTL.
 SİPARİŞ VER
 

GERİ DÖN




Ana Sayfa          Yazarlar          Sipariş ver          İletişim Copyright
Ana Sayfa          Yazarlar          Sipariş ver          İletişim
Copyright © 2006 webofisi.com All rights reserved.